Harflerin İlminedir?
İbn Arabî, bilindiği üzere, İslâm düşüncesi ve tasavvuf dünyasının zirve isimlerinin başında geliyor. Kendisi, sûfîler arasında "Şeyhü'l-Ekber" lâkabıyla tanınıp bilinmiş; hayatı boyunca 500'den fazla eser vermiş; felsefî düşüncesinin odak noktasına yerleştirdiği "Vahdet'ül-vücûd" anlayışıyla İslâm dünyasının tasavvuf ekollerini derinden etkilemiş; dînî/felsefî konulardaki zahirî/batınî yorum ve değerlendirmeleriyle de özgün/sistematik bir yapının bânîsi olmuştur.
Kısaca ifade etmek gerekirse, Harflerin İlmi'nde İbn Arabî; harflerin ve harflerin dünyasındaki rumuz ve şekillerin soyut birer gösterge olmayıp, harflerin de diğer varlıklar gibi yaşayan, yani "ümmet" olarak "peygamberleri" ve "şeriatları" mevcut bulunan, dahası, aralarında "avam", "havas", "havvassü'l-havas" gibi ayrımlara tâbî tutulması gereken birer varlık halkası olduklarından hareketle 'insan'lara benzediklerini ileri sürer. Zira, kâinat bir 'kitap'tır, büyük bir Kur'an'dır; kitap da bir 'kâinat'.. Evrensel 'zuhûr', Allah'ın âyetlerinin birer açılımından başka bir şey değildir. İbn Arabî'ye göre, mevcudât, Allah'ın 'kelimeleri'dir ve kelimeler de 'harfler'den meydana gelir. Alfabedeki 28 harf, Ekberî kozmoloji bakımından varoluşun 28 derecesine tekabül etmektedir. İki kitap ya da iki kâinat arasında duran yegâne varlık olan 'insan' (Arabî için, "İnsan-ı kâmil"), bir yönüyle her iki kâinatın/kitabın doğasına katılacak, diğer yönüyle de her iki kâinatın/kitabın esrârını çözerek bir 'tercüman' vazifesi görecektir..
Harflerin İlmi'nin "I. Bab"ını, Ruh hakkında bilgiler ile Ruhun neş'etinin açıklanması; "26. Bab"ını, Rumuz ehlinin kutupları hakkında bilgiler oluşturuyor. Esas ağırlık teşkil eden "2. Bab" ise, Âlemdeki harflerin/hareketlerin mertebeleri ve bunların ilâhi isimlerdeki karşılıkları hakkında bilgiler; Kelimeler hakkında bilgiler; İlim, âlim ve mâlum hakkında bilgiler gibi birbirini kuşatıcı/açımlayıcı bölüm ve fasıllardan ibaret..
Değerli okuyuculara, İbn Arabî'den bir ifadeyle, kendisinin, eserini nasıl gördüğünü hatırlatmakta fayda var. Şöyle diyor Arabî: "Burada anlatılanları, ancak onları anlamaya istidatı olanlar anlayabilir"! Zira, Arabî için "Harflerin ilmi", 'veliler ilmi'dir..